|
Ocak 1990 yılında,Moskova'da yapılan,''Din ve Meclis liderleri Küresel Toplantısı''nda,Yeryüzü'nün karşı karşıya olduğu büyük tehlikeye dikkat çekmek için bir ÇAĞRI yayınlandı.(Toplantıya Norveç başbakanından tutun,budist,şinto,hindu rahipleri,Onondaga kabilesinin yaşlı temsilcisi,Unesco başkanları,Kutsal Togo Ormanı'nın yaşlı rahibi,Dalay Lama gibi sonderece renkli ve üst düzey yöneticiler katıldı.Bu toplantı o zamanki Birleşmiş Milletler yöneticisi olan Akio Matsumura tarafından düzenlenmişti)
Aşağıda bu toplantının sonuç bildirisinin bir bölümünü bulacaksınız.
Dünya türümüzün doğum yeri ve bildiğimiz kadarıyla tek yuvamızdır.Sayımız az ve teknolojimiz zayıfken,dünyamızdaki çevreyi etkileme gücünden yoksunduk.Ancak günümüzde,birdenbire,neredeyse kimse farkına varmadan muazzam bir sayıya ulaştık ve teknolojimiz çok büyük hatta ürkütücü güçler kazandı.Artık bilerek yada bilmeyerek küresel çevrede yıkıcı değişiklikler yapabilecek güçdeyi.Bu,bizim ve Dünya'yı paylaştığımız tüm öteki varlıkların titiz ve incelikli bir uyum içinde olduğu bir çevredir.
Şimdiyse bizim yarattığımız ve hızla gelişen uzun vadeli biyolojik ve ekolojik sonuçları hakkında tam bir cehalet içinde olduğumuz çevre değişiminin tehdidi altındayız:Koruyucu ozon tabakasının incelmesi;son 150 000 yılda görülmemiş ölçüde küresel ısınma;her saniye dört buçuk dönümlük ormanın yok olması;türlerin hızla yok olması ve dünya nüfusunun çoğunluğunu tehlikeye atacak küresel bir nükleer savaş olasılığı.Cehaletimizden dolayı hala farkında olmadığımız bunlara benzer başka tehlikeler de olabilir.Bunlar tek tek insan soyu için bir tuzak anlamına gelmektedir.Bu tuzağı biz kendimiz için kurmaktayız.Gerekçeleri nekadar ilkeli ve yüce(ya da safça)olursa olsun,bu tehlikeleri ortaya çıkaran eylemler,tek başına ya da birlikte artık türümüzü ve pek çok diğer türü tehlikeye atıyor.Dinsel anlatımlarda bazen ''yaratılışa karşı suç işlemek'' olarak tanımlanan eylemi yapmak üzereyiz-bazılarına göreyse bu suçu halen işlemekteyiz.
Çevreye karşı girişilen bu saldırıların sorumlusu tek bir siyasi gurup ya da tek bir kuşak değil.Özleri bakımından bu saldırılar uluslar aşırı,kuşaklar aşırı ve ideolojiler aşırı.Dolayısıyle akla gelebilecek bütün çözümler de öyle.Bu tuzaklardan kurtulmak için,gezegenimizin tüm halklarını ve gelecek tüm kuşakları kucaklayak bir yaklaşım gerekli...
**Carl Sagan ''Milyarlarca ve Milyarlarca'' Tübitak Popüler Bilim Kitapları**
|
|
|
|
|
İnsan Soyu
İnsan soyunu 100 aileden oluşan bir köy halkı olarak düşünürsek:Bu durumda köyümüzdeki ailelerin 65'i OKUR YAZAR DEĞİL,90'ı İNGİLİZCE KONUŞMUYOR,70'inin EVİNDE SU YOK,80 ailenin hiç bir üyesi UÇAĞA BİNMEMİŞ,7 aile tüm TOPRAĞIN %60'INA SAHİP ve mevcut ENERJİNİN %80'İNİ KULLANIYOR.Bu aileler her türlü lükse sahip,60 aileyse tüm TOPRAĞIN %10'UNA SIKIŞMIŞ DURUMDA,sadece 1 ailenin ÜNİVERSİTE EĞİTİMİ GÖRMÜŞ bir üyesi var.Bunun yanı sıra hava su iklim ve yakıcı Güneş ışığı giderek kötüleşiyor.O halde ortak sorumluluğumuz nedir?
|
|
Dünya'yı kurtarmak için
En basitinden yapılması gerekenlerden birkaçını not edelim lütfen.
*Tek bir fincan çay için altı fincanlık su mu kaynatıyorsunuz? Bir odadan çıkarken tv veya radyoyu açık mı bırakıyorsunuz? Bazı şeyleri hiç kullanmadan atıyor musunuz? Bu gibi küçük şeyler önemsiz görünse de tümü üstüste eklenip küresel ısınmaya katkıda bulunuyor.
*Yeniden kullanılabilecek bez torba,cam kavanoz gibi ambalajlarda satılan ürünleri tercih ediniz.
*Yeryüzündeki suyun sadece %3 'ü tatlısu ve bunun da sadece 1/3 ' ü insan tüketimine uygun.Ama bukadar değerli olanın büyük bölümünü sifonu çekerek harcıyoruz.Wc teçhizatınızı yenilerken ekonomik hazneli olanları tercih edin,eski su hazne içlerine de yarım litrelik içi su dolu pet şişeler koyun.
*Suyu ısıtmak için mutlaka Güneş enerjili sistemlere geçin,hiç kullanmadıysanız suyun nekadar ısındığını gördüğünüzde şaşıracaksınız,üstelik BEDAVA.
*Enerji tasarruf ampulleri(ama kendini kanıtlamış markalar lütfen,çünkü özellikle uzak Doğu kökenli olanlar hem çabuk bitiyor hem gerekli tasarrufu sağlamıyor)yada normal ampulleri,elektirik düğmelerini kısılabilir olanlarla değiştirerek kullanabilirsiniz.
*Standby yani ''uyku'' modundayken bile tüm elektrikli aletler tam güç çalışırken harcadığı enerjinin % 40'ını kullanır.Genelde saati çalıştırmaktan başka işe yaramayan uyku modu evlerdeki elektiriğin % 5'ini harcar.Kullanmadığınız zamanlarda mutlaka elektirikli aletlerinizi fişlerinden çekiniz.
{Yukarıdaki yazının bir bölümü National Geographic dergisi için Kim McKay ve Jenny Bonnin'in hazırladığı ve Ian Kiernan(Clean Up the World Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı)'nın fikirlerinden oluşan ekinden alınmıştır.}
|
|